top of page

Aşk mı, Matematik mi ?

Güncelleme tarihi: 22 Haz 2022


"İş dünyasına ait bir platformda bu yazının işi ne" diye düşünebilirsiniz. Ancak yazıyı okumayı tamamladığınızda hemfikir olacağımıza inanıyorum.


Bugün LinkedIn de bir ankete rastladım; soru, "Bir işi kurmak mı zor, büyütmek mi ?" idi. Anketin altındaki yorumlara yazmak yerine burada paylaşarak, önemli olduğunu düşündüğüm bu konunun daha kalıcı olmasını istedim. Soruyu cevaplamadan önce başka soruları dillendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.


Neden ülkemizden dünya çapında markalar çıkmaz? Neden sürekli beyin göçü veriyoruz? Neden işe hızla girişip bir türlü sonuçlandıramıyoruz? İşte bu soruların cevaplarının tamamı gerçek anlamda büyümenin ve başarının sırrında saklı.


Nedir peki büyümenin ve başarının sırrı ?


Biz Anadolu insanları biraz duygusal ve gelenekçi bakış açısını benimseyen bir kültürden geliyoruz. Bu sebeple severek yapabileceğimiz işi keşfetmeden gelecek/geçim kaygısı ile ilk bulduğumuz işe sarılıyor, ata yada usta mesleğinin üstüne birşey katmadan, aynı ile devam ediyoruz. Biraz cesareti olanlar ise iş kuracağı coğrafya ve toplumun ihtiyaçlarından çok kendi hislerine odaklanıyor, en yakınımızdaki ortak yada çalışanlarımızı bile duyamıyor, konfor alanımızdan çıkamıyoruz. Kısacası, yol açan değil, başka çare kalmayınca mecburen yola girmeye çalışan oluyoruz. Durum böyle olunca da, takip eden , kulvarından takip edilen kulvarına geçemiyoruz.

Hepimizin yakînen tanıdığı dünyaya mal olmuş bir çok marka var. Amazon, Google, Toyota, Apple bunlardan sadece birkaç tanesi. Bu vb markalara baktığınızda göreceğiniz ilk fark; geçmiş tecrübe birikimlerinin kuşaktan kuşağa yada kulaktan kulağa aktarılmasının yanı sıra, içinde bulunulan dönemin ihtiyaçlarını, hedef kitlenin dürtülerini iyi analiz edebilecek ve karşılayabilecek kadrolara sahip olabilmeleridir. Bu kadrolara seçilenlerin işini aşkla yapmasının yanı sıra, işin matematiğini de iyi bilen doğru yetkinliklerden oluştuğunu görürsünüz. Evet kilit nokta sanırım burası. 600 yıllık bir kurumsallığın temellerine baktığımızda da aynı hassas noktayı görürüz. Şeyh Edebalî, Osman Bey'e bir öğüdünde "insanı yaşat ki, devlet yaşasın" der. İnsanı yaşatmak sadece fizyolojik değil, aynı zamanda sosyolojik, ve dahi psikolojik ihtiyaçlarını anlamak ve karşılayabilmekle mümkündür ki; şirketler için de durum aynıdır. Bilinçli bir girişimci yanında çalıştıracağı yol arkadaşlarını seçerken; akrabalık, hemşehrilik gibi kriterlerden önce adayın liyakatine ve işe olan ilgisine odaklanmalı, bu denklemi iyi kurabilmelidir.


Diğer bir gelişim alanımız ise paylaşmayı öğrenmek.


İşim gereği yıllardır farklı sektörler ile içli dışlıyım. Üzülerek belirtmeliyim ki; mesleğinin inceliklerini çırağından/asistanından/meslektaşından devlet sırrı gibi saklayan insanlar olduğu müddetçe başka rakibe gerek yok. Gelişimin önünde engel olarak biz bize yeteriz Türkiye'm ;)


Yeri geldiğinde hep verdiğim bir örnek vardır; yurt içi pazara hizmet veriyor olmak dışa bağımlı olmamak için önemlidir, ancak uluslararası rekabet için yeterli değildir. Yurtiçinde bir şeyler üretip satanları; evin içinde birbirine kendi eşyalarını satan kardeşlere benzetiyorum. Bu ticaret değildir. Bu hanenin gelirini arttırmaz. Eğer bu ülkenin yararına bir iş yapıyorum diyor iseniz ya ihracat yapmalısınız, yada ihracat yapan işletmelerin işini kolaylaştıracak faaliyetlere odaklanmalısınız. Unutmamalıyız ki; dolar yükselişinden görece en az etkilenen işletmeler içeride üretip dışarıya satanlardır. Devletimizin bu vb iş birliklerine önemli destekleri var. Araştırmanızı tavsiye ederim.


İşi aşkla yapmak ile pazarın taleplerine cevap verebilmek arasındaki dengeyi sağlayamayanlar, ya çok şık ve kaliteli ancak endüstriyel olmayan, sürdürülebilirliği düşük ürün/hizmet elde ediyor, yada üretilen ekonomik ürün/hizmetler hedeflenen estetik, kalite, fayda/maliyet denkleminden uzakta kalıyorlar.



Gelelim sorumuza; İşi kurmak mı zor, büyütmek mi ?


"Başarılı bir girişimci olabilmek için, işi kurabilecek aşk dolu cesur bir yürek, kurduğu işi büyütebilecek kadar keskin bir analitik zihin gerekir."

Yazar: Ahmed Emre



55 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page