
Mobilya sektöründe depolarınız dolu fakat cirolarınız düşük ise…
- Adgebs Türkiye
- 21 saat önce
- 1 dakikada okunur
Bunun nedeni çoğu zaman stok değil, üretim sisteminin tasarımıdır. Birçok mobilya üreticisi hâlâ Push (itme) üretim modeli ile çalışıyor.
Yani üretim, gerçek müşteri talebine göre değil; fabrika kapasitesine ve satış tahminlerine göre planlanıyor.
Makine boş kalmasın diye üretim yapılır, ürün daha sonra satılmak üzere depoya gönderilir.
Zamanla depolar dolmaya başlar. Ancak ilginç olan şudur:
Depolar dolu olmasına rağmen müşteriler hâlâ teslimat bekler. Çünkü depoda bulunan ürün çoğu zaman müşterinin istediği ürün değildir.
Oysa modern üretim sistemleri Pull (çekme) mantığıyla çalışır. Pull sisteminde üretimi başlatan şey fabrikanın kapasitesi değil, müşteri talebidir.
Push sisteminde stok büyür.
Pull sisteminde ise akış hızlanır.
Stok yönetimi denince çoğu kişinin aklına otomotiv sektörü ve Toyota gelir. Ancak mobilya sektöründe stok yönetimi aslında çok daha kritiktir. Çünkü otomotivde üretilen araçlar açık alanlarda park edilerek stoklanabilirken, mobilya ürünlerinin çoğu kapalı depo alanlarında saklanmak zorundadır. Bu da stok maliyetlerini ciddi şekilde artıran önemli bir faktördür.
Mobilya sektöründe yüksek stok seviyelerinin arkasında genellikle şu faktörler bulunur:
• Kontrolsüz ürün çeşitliliği
• Bayilere stok iten satış modeli
• Uzun üretim çevrim süreleri
• Veriye dayanmayan üretim planlaması
Bu nedenle birçok şirket satış problemi yaşadığını düşünür.
Oysa çoğu zaman gerçek problem satış değil, akıştır.
Gerçek rekabet avantajı daha fazla üretmekten değil;
• daha hızlı üretmekten
• daha düşük stokla çalışmaktan
• talebi doğru okumaktan
• üretim akışını doğru tasarlamaktan doğar.
Sonuçta rekabeti belirleyen şey stok büyüklüğü değil, akış hızıdır.
Ücretsiz kurumsal check-up için bizimle iletişime geçin.




Yorumlar